Kıl Dönmesi

L05.9

KIL DÖNMESİ (PİLONİDAL SİNÜS): Tanısı, Tedavisi, Reçeteleri

Anatomi ve Tanım

Kıl dönmesi (pilonidal sinüs), çoğunlukla sakrokoksigeal (natal) olukta yerleşen, derialtı sinüslerle karakterize kronik bir deri hastalığıdır. Sakrokoksigeal oluk; sakrumdan anüse kadar uzanan bir deri kıvrımıdır ve iki gluteus maximus kası arasında bulunur.

Sinüslerin iç yüzeyi granülasyon dokusu ile kaplıdır ve bu boşluklar sıklıkla kıl, keratin artığı ve bakteriler içerir. Epitel dokusu bulunmadığı için gerçek bir kist değildir, ancak enfeksiyon ve apse gelişimi için uygun bir ortam oluşturur.

Epidemiyoloji

  • En sık 15–30 yaş arası erkeklerde görülür.

  • Erkeklerde kadınlara oranla 2–4 kat daha sık ortaya çıkar.

  • Ortalama başlangıç yaşı erkeklerde 21, kadınlarda 19’dur.

  • 45 yaş üzeri ve çocukluk çağında nadirdir.

  • Çoğu olgu semptomatik hale gelene kadar fark edilmez.

Risk Faktörleri

Pilonidal sinüs gelişimi multifaktöryeldir. En sık karşılaşılan risk faktörleri:

  • Aşırı kilo / obezite

  • Derin sakral oluk

  • Hirsutizm (kıllı sakral bölge)

  • Uzun süre oturma, hareketsiz yaşam

  • Tekrarlayıcı lokal travma veya sürtünme

  • Aile öyküsü

  • Sert ve kalın saç yapısı

  • Polikistik over sendromu

Etiyoloji ve Patogenez

  • Edinilmiş teori (güncel kabul gören): Sakral oluğun nemli ve kıllı yapısı nedeniyle oluşan mikrotravmalar sonucu saçlar cilt altına girer. Bu durum granülasyon dokusu ve yabancı cisim reaksiyonu ile sinüs oluşumuna yol açar.

  • Doğuştan gelen teori: Embriyolojik orta hat birleşmesindeki kusurdan kaynaklandığı öne sürülse de destek zayıftır.

Oturma sırasında oluşan negatif basınç, saçların cilt altına çekilmesini kolaylaştırır.

Klinik Bulgular

Pilonidal hastalık akut ve kronik olmak üzere iki şekilde karşımıza çıkar.

Akut Form:

  • Sakral bölgede ağrı, hassasiyet, kızarıklık

  • İltihaplı veya kanlı akıntı

  • Oturma veya yürümede artan ağrı

  • Apse gelişebilir, ateş eşlik edebilir

Kronik Form:

  • Süreğen veya tekrarlayan akıntı

  • Sinüs ağızlarından kıl çıkışı

  • Kötü kokulu akıntı

  • Nadir de olsa uzun süreli olgularda skuamöz hücreli karsinom gelişebilir

Fizik Muayene

  • Asemptomatik: Orta hatta küçük delikler (pit) veya sessiz sinüs ağızları

  • Akut: Kızarıklık, şişlik, hassasiyet, apse veya fluktuasyon

  • Kronik: Bir veya daha fazla sinüs ağzı, iltihaplı akıntı, kılların sinüsten çıkışı

Tanı genellikle klinik muayene ile konur. Laboratuvar ve görüntüleme nadiren gereklidir.

Ayırıcı Tanı

  • Perianal apse

  • Anal fistül

  • Crohn hastalığı (perianal tutulum)

  • Follikülit, furonkül, karbunkül

  • Hidradenitis suppurativa

  • Nadir sistemik enfeksiyonlar (tüberküloz, sifiliz)

Cerrahi Olmayan Yönetim (Asemptomatik)

  • Kıl temizliği: Tıraş veya lazer epilasyon

  • Hijyen: Sakral bölgenin kuru ve temiz tutulması

  • Lazer epilasyon: 1 yılda nüks oranını %34’ten %10’a düşürebilir

  • Fenol enjeksiyonu / fibrin yapıştırıcı: Minimal invaziv seçenekler; kanıt düzeyi sınırlıdır.

Akut Pilonidal Apse Yönetimi

  • Apse drenajı (lokal veya ameliyathane koşullarında)

  • Saç ve detritusun temizlenmesi

  • Gerekirse antibiyotik (ateş, selülit, diyabet varsa)

  • kuşak sefalosporin + metronidazol önerilebilir

  • Nüks durumunda cerrahi değerlendirme

Kronik Pilonidal Hastalıkta Cerrahi Seçenekler

Minimal İnvaziv Yöntemler

  • Pit picking (Bascom I, Gips): Küçük sinüs ağızlarının çıkarılması

    • İyileşme oranı %90, nüks %16

  • Endoskopik tedavi: Daha az ağrı, daha hızlı işe dönüş

  • Fenol enjeksiyonu ve fibrin yapıştırıcı: Bazı olgularda başarılı olabilir.

Geniş Eksizyon ve Flep Yöntemleri

  • Karydakis flebi: Nüks <%5

  • Cleft lift (Bascom II): Nüks 0–17%

  • Romboyid (Limberg) flebi: En sık tercih edilen tekniklerden biri

  • V-Y ilerletme veya Z-plasti: Özellikle rekürren olgularda

Yara Kapatma

  • Orta hat kapama: Daha fazla nüks ve komplikasyon

  • Lateral kapama: Daha kısa iyileşme, daha az nüks → tercih edilen yöntemdir

  • Gerekirse dren kullanılır; drenaj <20 mL/gün olduğunda çıkarılır.

Takip ve Nüks Önleme

  • Sakral bölgenin düzenli kıl temizliği

  • Hijyenin sağlanması

  • Uzun süreli oturmadan kaçınma

  • Gereğinde lazer epilasyon

  • Yara takibi ve erken müdahale

Nüks oranı cerrahi tekniğe göre değişmekle birlikte %5–40 arasındadır.

Kaynakça

  1. Al-Khamis A, McCallum I, King PM, Bruce J. Healing by primary versus secondary intention after surgical treatment for pilonidal sinus. Cochrane Database Syst Rev. 2010;(1):CD006213.

  2. Enriquez-Navascues JM, Emparanza JI, Alkorta M, Placer C. Meta-analysis of randomized controlled trials comparing different techniques with primary closure for chronic pilonidal sinus. Tech Coloproctol. 2014;18(10):863–872.

  3. Petersen S, Koch R, Stelzner S, Wendlandt TP, Ludwig K. Primary midline closure after excision of a pilonidal sinus is associated with a high recurrence rate. Int J Colorectal Dis. 2002;17(2):89–93.

  4. Hull TL, Wu J. Pilonidal disease. Surg Clin North Am. 2002;82(6):1169–1185.

  5. McCallum IJD, King PM, Bruce J. Healing by primary closure versus open healing after surgery for pilonidal sinus: systematic review and meta-analysis. BMJ. 2008;336(7649):868–871.

  6. Allen-Mersh TG. Pilonidal sinus: finding the right track for treatment. Br J Surg. 1990;77(2):123–132.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs)

1. Kıl dönmesi (pilonidal sinüs) nedir?

Kıl dönmesi, genellikle sakrokoksigeal (natal) olukta yerleşen, cilt altında sinüslerle seyreden kronik bir deri hastalığıdır. Sinüs boşlukları çoğunlukla kıl, keratin artığı ve bakteriler içerir. Gerçek bir kist değildir ama enfeksiyon ve apse gelişimine zemin hazırlar.

2. Kıl dönmesi kimlerde görülür?

  • En sık 15–30 yaş arası genç erişkin erkeklerde görülür.

  • Erkeklerde kadınlara oranla 2–4 kat daha sık görülür.

  • Obezite, kıllı sakral bölge, uzun süre oturma ve aile öyküsü önemli risk faktörleridir.

3. Kıl dönmesinin nedenleri nelerdir?

En yaygın kabul gören teoriye göre:

  • Sakral oluk bölgesindeki mikrotravmalar sonucu saçlar cilt altına girer.

  • Bu saçlar yabancı cisim reaksiyonu ve granülasyon dokusu oluşturarak sinüs gelişimine yol açar.

  • Negatif basınç, saçların cilt altına çekilmesini kolaylaştırır.

4. Kıl dönmesinin belirtileri nelerdir?

  • Sakral bölgede ağrı, kızarıklık ve hassasiyet

  • İltihaplı veya kanlı akıntı

  • Sinüs ağzından kıl çıkışı

  • Kötü kokulu akıntı

  • Oturma veya yürümede ağrı artışı

  • Kronik olgularda tekrarlayan akıntı atakları

5. Kıl dönmesi nasıl teşhis edilir?

  • Tanı genellikle klinik muayene ile konur.

  • Fizik muayenede orta hatta küçük delikler (pit), sinüs ağızları, akıntı veya apse saptanabilir.

  • Laboratuvar ve görüntüleme yöntemleri genellikle gerekmez.

6. Kıl dönmesi ile karışabilecek hastalıklar nelerdir?

Hastalık

Ayırıcı Özellik

Perianal apse

Akut ağrı, ateş

Anal fistül

Perianal bölgede kronik akıntı

Crohn hastalığı

Perianal tutulum

Follikülit / furonkül

Yüzeyel inflamasyon

Hidradenitis suppurativa

Farklı anatomik bölgelerde tutulum

7. Kıl dönmesinde cerrahi dışı tedavi yöntemleri nelerdir?

  • Düzenli kıl temizliği (tıraş veya lazer epilasyon)

  • Sakral bölgenin temiz ve kuru tutulması

  • Minimal invaziv yöntemler (fenol enjeksiyonu, fibrin yapıştırıcı)

  • Lazer epilasyonla nüks oranı anlamlı şekilde azalır.

8. Akut pilonidal apse nasıl tedavi edilir?

  • Apse drenajı (lokal veya ameliyathanede)

  • Kıl ve debris temizliği

  • Gerekirse antibiyotik (örn. sefalosporin + metronidazol)

  • Nüks riski varsa cerrahi tedavi planlanabilir.

9. Kıl dönmesinde cerrahi tedavi yöntemleri nelerdir?

  • Minimal invaziv yöntemler: Pit picking (Bascom I, Gips), endoskopik tedaviler, fenol enjeksiyonu.

  • Geniş eksizyon ve flep yöntemleri:

    • Karydakis flebi (nüks <%5)

    • Cleft lift (Bascom II)

    • Limberg (romboyid) flep

    • V-Y ilerletme veya Z-plasti (rekürren olgularda)

  • Yara kapama: Lateral kapama tercih edilir, orta hat kapamada nüks oranı yüksektir.

10. Kıl dönmesi nüksünü önlemek için ne yapılmalıdır?

  • Sakral bölgenin düzenli kıl temizliği

  • Lazer epilasyon

  • Günlük hijyenin sağlanması

  • Uzun süre oturmaktan kaçınma

  • Yara iyileşmesi tamamlanana kadar düzenli takip

Sorumluluk Reddi Beyanı

Reçetemiz.net doktor ve eczacılardan oluşan geniş bir ekip tarafından, doktorlar ve tıp fakültesi öğrencileri için hazırlanmıştır. Buradaki bilgiler bir hekimin teyidine muhtaçtır. Sağlık profesyoneli olmayanların kullanımına uygun değildir. Sitenin amacı hekimlere kolaylık sağlamaktır. Hastanın klinik durumu gözetilerek reçetenin düzenlenmesi tanı koyan hekimin sorumluluğundadır. Reçetemiz.net herhangi bir sorumluluk taşımamaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Bu site yalnızca sağlık profesyonellerinin kullanımı için tasarlanmıştır. Sağlık profesyoneli olmayan kullanıcılar bu siteyi kullanmamalıdır.