Pnömoni (Zatürre)

J18.9

TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİ: Tanısı, Tedavisi, Reçeteleri

Toplum kökenli pnömoni (TKP), hastane dışında edinilen ve akciğer dokusunun (parankimi) enfeksiyonu ile karakterize olan bir hastalıktır. TKP, klinikte en sık karşılaşılan solunum yolu enfeksiyonlarından biridir. TKP, en sık hastaneye yatış nedenlerinden biri olup en ölümcül enfeksiyon hastalığıdır.

Pnömoniler, enfeksiyonun geliştiği ortama göre sınıflandırılır:

  • Toplum kökenli pnömoni (TKP): Hastane dışında başlayan enfeksiyon.

  • Hastane kökenli pnömoni (HKP): Hastaneye yatıştan ≥48 saat sonra gelişir.

  • Ventilatörle ilişkili pnömoni (VİP): Entübasyondan ≥48 saat sonra gelişir.


Risk Faktörleri

TKP gelişimini artıran başlıca faktörler:

  • İleri yaş (≥65): Hastalık ve hastane yatış riski artar.

  • KOAH: TKP için en güçlü risk faktörlerinden biridir.

  • Kronik hastalıklar:

    • Kalp yetmezliği, diyabet, inme, beslenme bozukluğu

    • Bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler

  • Grip ve diğer solunum yolu virüsleri: Sekonder bakteriyel enfeksiyonlara zemin hazırlar.

  • Aspirasyon riski: Bilinç değişikliği, yutma bozukluğu, alkol/sedatif kullanımı

  • Sigara, alkol ve uyuşturucu kullanımı

  • Sosyoekonomik faktörler: Kalabalık yaşam, düşük gelir, çevresel toksinlere maruziyet


Mikrobiyoloji

TKP’ye neden olan mikroorganizmalar 3 grupta incelenir:

A. Tipik Bakteriler

  • Streptococcus pneumoniae (en sık neden)

  • Haemophilus influenzae

  • Moraxella catarrhalis

  • Staphylococcus aureus

  • Gram-negatif bakteriler (ör. Klebsiella, E. coli)

  • Anaerop bakteriler (aspirasyon pnömonisinde)

B. Atipik Bakteriler

(Beta-laktam direnci olan, kültürle zor saptanan bakteriler)

  • Legionella spp.

  • Mycoplasma pneumoniae

  • Chlamydia pneumoniae

  • Chlamydia psittaci

  • Coxiella burnetii

C. Virüsler

  • İnfluenza A/B

  • SARS-CoV-2

  • RSV, adenovirüs, metapnömovirüs, rinovirüs

  • Parainfluenza virüsleri


Patogenez

Klasik modele göre pnömoni, mikroaspirasyonla alveollere ulaşan patojenlerin burada çoğalması ve inflamasyon oluşturmasıyla gelişir. Enfeksiyon gelişimi; patojenin miktarı, virülansı ve konak savunmasının zayıflığına bağlıdır.

Son yıllarda akciğer mikrobiyotası kavramı bu anlayışı değiştirmiştir. Alveollerde yaşayan doğal mikrobiyal flora, enfeksiyon gelişimini etkileyebilir. Özellikle viral enfeksiyonlar veya sigara gibi dış etkiler, mikrobiyota dengesini bozarak enfeksiyona zemin hazırlayabilir.


Klinik Bulgular

TKP’nin belirtileri hafif gribal şikâyetlerden ağır solunum yetmezliğine kadar değişkenlik gösterebilir.

A. Solunumsal Belirtiler

  • Öksürük (bazen balgamlı)

  • Nefes darlığı

  • Plevritik göğüs ağrısı

  • Takipne, hipoksemi, ral/ronküs gibi oskültasyon bulguları

B. Sistemik Bulgular

  • Ateş, titreme, halsizlik, iştahsızlık

  • Lökositoz veya lökopeni

  • Yüksek CRP, ESR, prokalsitonin (bakteriyel enfeksiyonda)

  • Sepsis: hipotansiyon, bilinç değişikliği, organ yetmezliği

TKP tanısında göğüs radyografisi zorunludur. Klinik bulgular tek başına tanı koydurucu değildir.

Toplum Kökenli Pnömonide Tanı Nasıl Koyulur?

Toplum kökenli pnömoni (TKP) tanısı, genellikle klinik bulgularla (ateş, nefes darlığı, öksürük, balgam) birlikte göğüs radyografisinde infiltrat görülmesi ile konur.

  • Radyolojik görüntüleme: Ön-arka ve lateral akciğer grafisi standarttır. Lobar konsolidasyon, interstisyel infiltratlar veya kavitasyonlar tanıyı destekler. Ancak görüntüye bakarak etken mikroorganizmayı net belirlemek mümkün değildir.

  • Bilgisayarlı tomografi (BT): Klinik olarak TKP şüphesi olan ancak akciğer filminde bulgu olmayan, özellikle bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda tercih edilir. BT, maliyet ve sınırlı faydası nedeniyle rutin olarak önerilmez.

Şiddet Değerlendirmesi ve Tedavi Yeri Seçimi

Tanı sonrası ilk adım, hastalığın şiddetini belirlemek ve hastanın hangi ortamda tedavi edileceğine karar vermektir. Bunun için PSI (Pneumonia Severity Index) ve CURB-65 gibi skorlama sistemleri kullanılır:

PSI ve CURB-65 SKORLARININ KARŞILAŞTIRILMASI

Özellik / Skor

CURB-65

PSI (Pneumonia Severity Index)

Amaç

Hızlı ve pratik risk değerlendirmesi

Daha detaylı ve kapsamlı mortalite tahmini

Kriter Sayısı

5

20’den fazla

Kriterler

- Confusion (mental durum bozukluğu) - Urea > 7 mmol/L - Respiratory rate ≥ 30 - BP < 90/60 mmHg - Age ≥ 65

- Yaş - Komorbiditeler (KOAH, kalp yetm., karaciğer hast.) - Vital bulgular - Laboratuvar ve radyoloji bulguları

Puanlama

Her kriter 1 puan (maksimum 5 puan)

Karmaşık puanlama, toplam skor hastaya göre değişir

Risk Sınıfları

0-1: Düşük 2: Orta 3-5: Yüksek

Sınıf I-V I-II: Düşük III: Orta IV-V: Yüksek

Kullanım Kolaylığı

Çok kolay, pratik ortamda uygulanabilir

Zor, bilgisayar ya da hesaplayıcı gerekir

Yatış Kararı

Skora göre acil yatış kararı verilebilir

Skor yüksekse hastaneye veya yoğun bakıma yatış değerlendirilir

Ölüm Tahmini

Basit, kısa vadeli mortalite tahmini

Daha duyarlı ve özgül uzun/kısa vadeli mortalite öngörüsü sağlar

Klinik Kullanım

Pratik ortamda hızlı karar için uygundur

Daha ayrıntılı hasta değerlendirmesi gereken yerlerde tercih edilir (hastane, akademik merkezler)

CURB-65 SKORU

Kriter

Açıklama

Puan

Confusion (Mental durum bozukluğu)

Yeni gelişen bilinç bulanıklığı, oryantasyon bozukluğu

1

Urea > 7 mmol/L

BUN > 20 mg/dL

1

Respiratory Rate ≥ 30/dk

Solunum sayısı ≥ 30

1

Blood Pressure < 90/60 mmHg

Sistolik <90 mmHg veya Diyastolik ≤60 mmHg

1

65 yaş ve üzeri

Yaş ≥ 65

1

Toplam Skor

Mortalite Riski (yaklaşık)

Tedavi Önerisi

0

%0.6

Ayaktan tedavi

1

%1.2

Genellikle ayaktan, klinik izlem şart

2

%5

Kısa süreli hastane yatışı değerlendirilmeli

3–5

%15–40

Hastane yatışı önerilir (≥4 ise YBÜ düşünülmeli)

  • Ayaktan tedavi (hafif şiddet): Vital bulguları stabil, komplikasyon riski düşük olan hastalar (PSI: I-II, CURB-65: 0-1) evde tedavi edilebilir.

  • Hastane yatışı (orta şiddet): Oksijen satürasyonu %92’nin altında olan veya PSI ≥III, CURB-65 ≥2 olan hastalar hastaneye yatırılır.

  • Yoğun bakım (ağır şiddet): Aşağıdaki durumlardan biri varsa hasta yoğun bakımda izlenmelidir:

    • Mekanik ventilasyon ihtiyacı

    • Septik şok (vazopresör desteği gereksinimi)

    Yoğun bakım için minör kriterlerden en az 3’ü de yeterlidir:

    • Bilinç değişikliği

    • Hipotansiyon (sıvı ile düzeltilmiş)

    • Solunum sayısı ≥30/dk

    • PaO2/FiO2 ≤250

    • Lökosit <4000/mm³ veya Trombosit <100.000/mm³

    • Multilober infiltrat

    • BUN ≥20 mg/dL

    • Vücut ısısı <36°C


Mikrobiyolojik Testler

Testlerin kapsamı, hastalığın şiddeti ve hastanın tedavi aldığı ortama göre değişir:

Ayaktan Takip Edilen Hafif Hastalar

  • Rutin mikrobiyolojik test gerekmez.

  • Pandemi dönemlerinde SARS-CoV-2 testi yapılabilir.

Hastaneye Yatırılan Orta Şiddette Hastalar

  • Kan kültürü

  • Balgam kültürü ve Gram boyama

  • Streptokok pnömoni idrar antijen testi

  • Legionella testi (PCR veya idrar antijen)

  • Solunum virüsleri için PCR (mevsimsel grip dahil)

Ağır Vakalarda ve Yoğun Bakım Hastalarında

  • Kan ve balgam kültürü

  • Streptokok ve Legionella idrar antijen testleri

  • Bronkoskopik örnekleme (uygunsa): Aerobik kültür, viral panel, mantar kültürü gibi ileri testler

  • Geniş spektrumlu PCR panelleri dikkatli yorumlanmalıdır, çünkü alt solunum yolu için onaylı olmayabilir.

Ek Durumlar

  • Seyahat öyküsü veya salgın teması varsa: Legionella, koronavirüsler gibi özel patojenler araştırılır.

  • Kaviteli pnömoni varsa: Tüberküloz, mantar enfeksiyonları, Nocardia testleri yapılabilir.

  • İmmünsüpresif hastalar: P. jirovecii, CMV, mantar, parazit gibi fırsatçı enfeksiyonlara yönelik araştırma yapılmalıdır.


Ayırıcı Tanı

TKP, birçok hastalıkla karışabilir veya birlikte görülebilir. Radyolojik olarak benzer bulgular gösteren bazı durumlar şunlardır:

  • Enfeksiyöz olmayan nedenler:

    • Kalp yetmezliği ve akciğer ödemi

    • Pulmoner emboli

    • Akciğer kanseri

    • Kanama (hemoraji)

    • İlaç reaksiyonları

    • Bağ dokusu hastalıkları (örn. vaskülitler)

  • Enfeksiyöz nedenler:

    • KOAH alevlenmeleri

    • Akut bronşit

    • Grip ve diğer viral enfeksiyonlar

    • Astım alevlenmesi

Not: Akciğer filmi ile tanı konan bir infiltratın 1-2 günde tamamen kaybolması, TKP dışı bir neden (örneğin akciğer ödemi ya da atelektazi) düşündürmelidir. TKP'deki infiltratlar genellikle haftalar içinde düzelir.

TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİ: AMPİRİK ANTİBİYOTİK TEDAVİ

Ayaktan tedavi edilen toplum kökenli pnömoni (TKP) hastalarında kullanılan ampirik tedavi rejimleri, en sık karşılaşılan bakteriyel etkenleri hedef alacak şekilde tasarlanır. Bu etkenler arasında Streptococcus pneumoniae, Haemophilus influenzae ve atipik patojenler (Mycoplasma pneumoniae, Legionella pneumophila, Chlamydia pneumoniae) yer alır.

Yaşlılar, sigara içenler, eşlik eden hastalığı olanlar (kalp, akciğer, karaciğer, böbrek hastalığı, diyabet, alkol bağımlılığı) ve son dönemde antibiyotik kullanımı olanlarda spektrum genişletilerek gram negatif bakteriler (örn. beta-laktamaz üreten H. influenzae, Moraxella catarrhalis, metisiline duyarlı S. aureus) de kapsanır. Yapısal akciğer hastalığı (ileri evre KOAH gibi) olanlarda ise Enterobacteriaceae türleri (E. coli, Klebsiella spp.) de dikkate alınarak tedavi planlanır.

Ampirik tedavinin temelini beta-laktam antibiyotikler oluşturur. Yüksek doz amoksisilin ve amoksisilin-klavulanat, makrolid ve tetrasiklin direncine rağmen S. pneumoniae’ya karşı genellikle etkili kalır. Bu nedenle yaşlılar ve eşlik eden hastalığı olanlarda genellikle amoksisilin-klavulanat tercih edilir.

Çoğu zaman bu beta-laktam tedaviye makrolid (azitromisin, klaritromisin) ya da doksisiklin eklenerek atipik patojenler de kapsanır. Ancak sağlıklı bireylerde atipik patojen tedavisinin etkinliği tartışmalıdır. 2019 ATS/IDSA kılavuzları, 65 yaş altı, sağlıklı ve son zamanlarda antibiyotik kullanmamış ayaktan hastalarda atipik kapsama gerek olmadığını belirtir.

Solunum yolu virüsleri (örn. grip, parainfluenza, RSV) de TKP'nin sık nedenleri arasındadır ve bakteriyel enfeksiyonla birlikte veya bağımsız olarak görülebilir. Eğer grip virüsü saptanmışsa, antiviral tedavi düşünülmelidir.

Yukarıda sayılan patojenler, ayaktan tedavi edilen olguların çoğunda etken olan mikroorganizmalardır. MRSA, Enterobacteriaceae ve Pseudomonas aeruginosa gibi diğer bakteriler genellikle daha ağır hastalık tabloları ile ilişkilidir ve çoğunlukla hastaneye yatırılan hastalarda görülür.


65 Yaş Altı, Sağlıklı, Yakın Dönemde Antibiyotik Kullanmamış Hastalar

Bu grup hastalarda tercih edilen yaklaşım:

  • Yüksek doz amoksisilin (1 g ağızdan, günde üç kez) + makrolid (azitromisin ya da klaritromisin) veya doksisiklin.

    • Makrolidler genellikle tercih edilir; ancak kontrendikasyon varsa doksisiklin uygulanabilir.

  • Hafif, IgE’ye bağlı olmayan penisilin alerjisi olanlarda üçüncü kuşak sefalosporin (örneğin cefpodoksim) + atipik patojene etkili bir ajan verilebilir.

  • Yukarıdaki seçeneklerin kullanılamadığı durumlarda:

    • Solunum florokinolonları (levofloksasin, mokifloksasin, gemifloksasin) veya

    • Lefamulin monoterapisi düşünülebilir.

      • Lefamulin, Enterobacteriaceae’ye etkili değildir ve karaciğer yetmezliği, QT uzaması, gebelik gibi durumlarda önerilmez.

Pnömoni tedavisinin atipik patojenlere yönelik olarak kapsamını genişletmekte fayda vardır. Çünkü atipik pnömoniler zamanında tanınamayabilir ve ağır seyredebilir. Hastane ortamında yapılan çalışmalar, atipik kapsamanın klinik iyileşmeyi hızlandırdığını ve tedavi başarısızlığını azalttığını göstermektedir.

Eşlik Eden Hastalıkları Olan, 65 Yaş ve Üzeri veya Yakın Zamanda Antibiyotik Kullanımı Bulunan Hastalar

Kronik akciğer, karaciğer, kalp veya böbrek hastalığı, kanser, diyabet, kalp yetmezliği, alkol bağımlılığı veya immünsüpresyon gibi ciddi eşlik eden hastalıkları olan hastalarda; sigara içenlerde ya da son üç ay içinde antibiyotik kullanmış bireylerde tedavi spektrumu genişletilmelidir. Bu grupta, beta-laktamaz üreten H. influenzae, M. catarrhalis ve metisiline duyarlı S. aureus gibi patojenlere karşı etkili antibiyotikler tercih edilir. Yapısal akciğer hastalığı olanlarda (örneğin ileri KOAH) ek olarak Enterobacteriaceae (ör. E. coli, Klebsiella türleri) kapsanmalıdır.

Önerilen Tedavi Rejimleri

  • Amoksisilin-klavulanat (875 mg, günde iki kez veya uzatılmış salınımlı 2 g, günde iki kez) + makrolid (azitromisin, klaritromisin) veya doksisiklin:

    • Genel olarak, makrolidler doksisikline kıyasla daha tercih edilir. Bunun nedeni, daha şiddetli vakalarda daha iyi sonuçlarla ilişkilendirilmeleri ve muhtemelen immunmodülatör etkileridir.

    • Makrolid kontrendikasyonu (örneğin QT uzaması riski, alerji) olan hastalarda doksisiklin uygun alternatiftir.

  • Amoksisilin-klavulanat kullanılamayanlarda (alerji veya intolerans nedeniyle):

    • Üçüncü kuşak sefalosporin (örn. cefpodoksim) + makrolid veya doksisiklin tercih edilir.

    • Hafif, IgE’ye bağlı olmayan penisilin alerjisi olanlar (ör. makülopapüler döküntü) genellikle güvenle sefalosporin kullanabilir.

    • IgE’ye bağlı (ürtiker, anjiyoödem, anafilaksi) ya da ciddi geç tip reaksiyonları olan hastalarda sefalosporinlerden kaçınılmalıdır.

  • Florokinolon monoterapisi (levofloksasin, mokifloksasin, gemifloksasin):

    • Kullanımı daha pratik olsa da, sadece yukarıdaki rejimlere tolere edemeyen hastalarda (ör. ciddi beta-laktam alerjisi) tercih edilmelidir.

    • Direnç gelişimi ve olası yan etkiler (ör. QT uzaması, Clostridioides difficile enfeksiyonu) nedeniyle yaygın kullanımı önerilmez.


Yapılan sistematik derlemelerde, ayaktan tedavi edilen TKP hastalarında makrolid, florokinolon ve beta-laktam tedavileri arasında kür oranları benzerdir.


Florokinolon ve Makrolid Kullanımı ile İlgili Uyarılar

Florokinolonlar, TKP tedavisinde sık kullanılsa da, eşlik eden hastalığı olmayan ve yakın zamanda antibiyotik kullanmamış ayaktan hastalarda kullanılmaları önerilmez.

  • Aşırı kullanımları direnç gelişimine ve Clostridioides difficile enfeksiyonu riskinin artmasına yol açabilir.

  • Ayrıca, Tüberküloz riski taşıyan hastalarda florokinolon kullanımı tanıda gecikmeye, direnç gelişimine ve kötü prognoza neden olabilir.

  • Bu nedenle, tüberküloz dışlanmadan florokinolon başlanmamalıdır.


QT Uzaması Riski

Makrolidler, lefamulin ve florokinolonlar, QT aralığını uzatarak torsades de pointes gibi ciddi ritim bozukluklarına yol açabilir.

  • QT uzaması bilinen ya da yüksek risk taşıyan hastalarda (ileri yaş, hipokalemi, bradikardi, QT uzatan ilaç kullanımı vb.) doksisiklin tercih edilmelidir.

  • Ancak, doksisiklin gebelikte önerilmez ve TKP tedavisinde makrolid/florokinolonlar kadar kapsamlı çalışılmamıştır.

QT uzaması riskini artıran diğer ilaçlar arasında IA ve III sınıf antiaritmikler (kinidin, amiodaron vb.) ve bazı azole grubu antifungaller (vorikonazol, posakonazol) yer alır.

GLUKOKORTİKOİDLERİN KISITLI ROLÜ

Ayaktan izlenen TKP hastalarında glukokortikoid kullanımı önerilmez çünkü potansiyel zararları, muhtemel faydalarının önüne geçmektedir. Kritik hastalarda ise seçilmiş vakalarda glukokortikoid kullanımı faydalı olabilir.

KOAH alevlenmeleri TKP ile birlikte sık görülür. Bu durumdaki ayaktan hastalarda KOAH alevlenmesinin şiddetine göre inhale ya da oral glukokortikoidler kullanılır. Bu tedavi, KOAH alevlenmesini hedefler; pnömoniyi değil.


TEDAVİ SÜRESİ

Ayaktan tedavi edilen TKP hastalarının çoğu 5 gün süreyle tedavi edilir.
Azitromisin gibi uzun yarı ömürlü ilaçlar, 500 mg/gün dozunda 3 gün uygulanabilir. Tedavi sonlandırılmadan önce hasta en az 48 saat ateşsiz ve klinik olarak stabil olmalıdır.
Öksürük veya nefes darlığı gibi kalan semptomlar tedaviyi uzatma gerekliliği doğurmaz.

Meta-analizlerde, 7 günden kısa tedavi süresi ile 7 gün veya daha uzun süre arasında klinik başarı ve nüks oranlarında fark bulunmamıştır:

  • Kısa süreli tedavi alan hastalarda ölüm ve ciddi yan etki oranları daha düşüktür.

  • 3–7 gün ile 7–10 gün antibiyotik verilen hastalarda da benzer sonuçlar bulunmuştur.

Takip Bakımı

Klinik yanıtın değerlendirilmesi: Evde tedavi edilen tüm hastalar, tanı konulduktan 24–48 saat sonra bir sağlık profesyoneliyle iletişim kurarak iyileşip iyileşmediklerini bildirmelidir. 48–72 saat içinde yanıt alınamayan hastalar yeniden değerlendirilmelidir. Ayrıca, 1–4 hafta içinde yapılan bir kontrol ziyaretiyle belirtilerin geçip geçmediği ve eşlik eden hastalıkların (örneğin KOAH, kalp yetmezliği) kötüleşip kötüleşmediği kontrol edilmelidir.

Semptomların seyri: Uygun antibiyotik tedavisine başlandıktan sonra çoğu hastada ateş, öksürük ve halsizlik gibi semptomlar 3–14 gün içinde azalır. Ancak bazı semptomlar 28 güne kadar sürebilir. Bu genellikle işe dönüşü engellemez; birçok hasta 6 gün içinde işe dönebilmektedir.

Akciğer grafisi: Klinik olarak iyileşen hastalarda rutin kontrol akciğer grafisi önerilmez çünkü radyolojik iyileşme gecikebilir. ATS/IDSA kılavuzları da semptomları 5–7 gün içinde düzelen hastalarda kontrol grafisini önermemektedir.

İyileşmeyen pnömoni (nonresolving pneumonia): Nadir hastalarda semptomlar ilerlemez veya iyileşmez. Bu durumda aşağıdakiler göz önüne alınmalıdır:

  • Gecikmiş klinik yanıt

  • Akciğer apsesi, ampiyem gibi lokalize enfeksiyonlar

  • Bronş tıkanıklığı (ör. tümör)

  • Subakut/kronik enfeksiyonlar (Tüberküloz, mantarlar, nadir bakteriler)

  • Farklı bir tanı (ör. malignite, inflamatuvar hastalık)

Bu hastalarda yeniden fizik muayene, laboratuvar testleri, görüntüleme ve mikrobiyolojik inceleme yapılmalıdır. Empirik tedavi hemen değiştirilmemelidir.


Korunma

Aşılar:

  • Tüm yetişkinler için yıllık grip aşısı önerilir.

  • 50 yaş üstü ve kronik hastalığı olanlar için pnömokok aşısı önerilir.

Sigara bırakma: Sigara içen hastalarda tanı anında ve takipte sigarayı bırakma önerilmeli ve destek sunulmalıdır.


Özet

  • Epidemiyoloji: Toplum kökenli pnömoni (TKP), ayakta tedavi ortamında sık görülür ve özellikle yaşlı, sigara içen, eşlik eden hastalığı olan bireylerde morbiditeye neden olabilir.

  • Antibiyotik seçimi: Tüm hastalarda Streptococcus pneumoniae, Haemophilus influenzae ve atipik patojenlere yönelik tedavi yapılır. Komorbiditesi olanlarda, yaşlılarda ve son üç ayda antibiyotik kullananlarda geniş spektrumlu tedavi gerekir. Yapısal akciğer hastalığı olanlarda Enterobacteriaceae kapsamı da eklenir.

  • Ampirik tedavi tercihlerimiz:

    • <65 yaş, sağlıklı ve son 3 ayda antibiyotik kullanmamış hastalara: Yüksek doz amoksisilin (1 g x 3) + makrolid veya doksisiklin (Tercih: makrolid)

    • ≥65 yaş, komorbiditesi olan veya yakın zamanda antibiyotik kullanmış hastalara: Amoksisilin-klavulanat (875 mg x 2) + makrolid veya doksisiklin

  • Penisilin alerjisi: Hafif alerjilerde 3. kuşak sefalosporin + makrolid/doksisiklin kullanılabilir. Ciddi alerjilerde beta-laktamdan kaçınılmalıdır.

  • Florokinolonlar ve alternatif ajanlar: Florokinolonlar etkili olsa da, direnç gelişimi ve yan etkiler nedeniyle yalnızca diğer seçeneklerin uygun olmadığı hastalarda tercih edilmelidir. Lefamulin ve omadacycline seçilmiş hastalarda kullanılabilecek yeni ajanlardır.

  • Tedavi süresi: Çoğu hasta için 5 günlük tedavi yeterlidir. Azitromisin 500 mg/gün dozunda genelde 3 gün kullanılır. Ateşsiz geçen 48 saat ve klinik stabilite sonrası antibiyotik kesilebilir. Semptomların kalıcı olması tedavi süresini uzatmayı gerektirmez.

  • Takip: Tedavi başladıktan birkaç gün içinde hastanın iyileştiğinden emin olmak için iletişim kurulmalıdır. 48–72 saat içinde klinik yanıt yoksa yeniden değerlendirme yapılmalıdır.

KAYNAK

https://www.uptodate.com/contents/treatment-of-community-acquired-pneumonia-in-adults-in-the-outpatient-setting?search=pneumonia%20treatment%20adult&source=search_result&selectedTitle=1~150&usage_type=default&display_rank=1

Derlediğimiz bilgileri ve tablolarımızı kaynak belirtmek kaydıyla istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz.

Fedakar hekimlerimize ithafen... :)


TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİ – SIK SORULAN SORULAR (SSS)

1. Toplum kökenli pnömoni (TKP) nedir?
Hastane dışında başlayan, akciğer parankimini tutan enfeksiyondur. Klinik spektrumu hafif grip benzeri bulgulardan ağır solunum yetmezliğine kadar değişebilir.

2. TKP’nin en sık etkenleri nelerdir?

  • Tipik bakteriler: Streptococcus pneumoniae, Haemophilus influenzae, Moraxella catarrhalis

  • Atipik bakteriler: Mycoplasma pneumoniae, Chlamydia pneumoniae, Legionella spp.

  • Virüsler: İnfluenza A/B, RSV, SARS-CoV-2

3. Kimler TKP için risk altındadır?

  • ≥65 yaş ve ileri yaş

  • KOAH veya kronik akciğer hastalığı

  • Kalp yetmezliği, diyabet, böbrek/kariyer hastalıkları

  • Bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler

  • Sigara/alkol kullanımı ve aspirasyon riski

  • Sosyoekonomik faktörler (kalabalık yaşam, düşük gelir)

4. TKP nasıl teşhis edilir?

  • Klinik bulgular: Ateş, öksürük, nefes darlığı, plevritik göğüs ağrısı

  • Göğüs radyografisi: Konsolidasyon veya infiltrat tanıyı destekler

  • Gerekirse BT ve mikrobiyolojik testler (özellikle ağır veya bağışıklık baskılanmış hastalarda)

5. TKP hastalarının tedavi yeri nasıl belirlenir?

  • Ayaktan tedavi: CURB-65 skoru 0–1, PSI I-II

  • Hastaneye yatış: CURB-65 ≥2, PSI ≥III

  • Yoğun bakım: Mekanik ventilasyon, septik şok veya ≥3 minör kriter

6. Ayaktan TKP tedavisinde hangi antibiyotikler tercih edilir?

  • <65 yaş, sağlıklı: Yüksek doz amoksisilin + makrolid veya doksisiklin

  • ≥65 yaş, komorbidite veya son 3 ayda antibiyotik kullanımı: Amoksisilin-klavulanat + makrolid/doksisiklin

  • Penisilin alerjisi: Hafif alerji → 3. kuşak sefalosporin + makrolid/doksisiklin; Ciddi IgE alerjisi → beta-laktamdan kaçınılmalı

  • Florokinolonlar: Sadece diğer seçenekler uygun değilse kullanılmalı

7. Tedavi süresi ne kadardır?

  • Çoğu hasta: 5 gün

  • Azitromisin: 3 gün

  • Ateşsiz 48 saat ve klinik stabilite sonrası antibiyotik kesilebilir

8. Takip nasıl yapılır?

  • Tanı sonrası 24–48 saat içinde klinik yanıt kontrolü

  • Yanıt yoksa 48–72 saat içinde yeniden değerlendirme

  • Klinik olarak iyileşen hastalarda rutin akciğer grafisi gerekli değil

9. Hangi durumlarda tedavi başarısız sayılır veya ek test gerekir?

  • Semptomlar ilerler veya iyileşmezse

  • Akciğer apsesi, ampiyem, bronş tıkanıklığı veya subakut/kronik enfeksiyon düşünülüyorsa

  • Bu durumda yeni görüntüleme ve mikrobiyolojik inceleme gerekir

10. TKP’den korunmak için neler yapılabilir?

  • Yıllık grip aşısı

  • 50 yaş üstü ve kronik hastalığı olanlarda pnömokok aşısı

  • Sigara bırakma ve çevresel risklerden kaçınma

Sorumluluk Reddi Beyanı

Reçetemiz.net doktor ve eczacılardan oluşan geniş bir ekip tarafından, doktorlar ve tıp fakültesi öğrencileri için hazırlanmıştır. Buradaki bilgiler bir hekimin teyidine muhtaçtır. Sağlık profesyoneli olmayanların kullanımına uygun değildir. Sitenin amacı hekimlere kolaylık sağlamaktır. Hastanın klinik durumu gözetilerek reçetenin düzenlenmesi tanı koyan hekimin sorumluluğundadır. Reçetemiz.net herhangi bir sorumluluk taşımamaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Bu site yalnızca sağlık profesyonellerinin kullanımı için tasarlanmıştır. Sağlık profesyoneli olmayan kullanıcılar bu siteyi kullanmamalıdır.