Sarkoidoz
INFOSARKOİDOZ: Kliniği, Tanısı, Tedavisi
Sarcoidoz, akciğerler başta olmak üzere vücudun birçok organını etkileyebilen granülomatöz (küçük inflamatuar hücre toplulukları) bir hastalıktır.
Kimlerde Görülür?
20–60 yaş arası bireylerde sık görülür, ancak 40 yaş üstünde tanı alma oranı artmıştır.
Kadınlarda ve siyah ırkta daha sık ve daha ağır seyirli olabilir.
Sarkoidozun En Sık Görülen Belirtileri
Göğüs Radyografisiyle Saptananlar
İki taraflı hiler lenf bezi büyümesi
Akciğerlerde retiküler ya da nodüler opasiteler
Solunum Sistemi Belirtileri
Kronik öksürük
Nefes darlığı
Göğüs ağrısı
Halsizlik, ateş, kilo kaybı gibi sistemik belirtiler
%90'dan fazla hastada akciğer veya göğüs lenf nodu tutulumu vardır.
Ekstrapulmoner (Akciğer Dışı) Tutulumlar
Yaklaşık hastaların yarısında, tanı anında akciğer dışı organ tutulumları da görülür. Bunlar arasında:
Deri: Erythema nodosum, lupus pernio, ciltte morumsu plaklar
Göz: Üveit, göz kuruluğu
Kalp: Ritim bozukluğu, bayılma
Sinir sistemi: Yüz felci, nöropati
Böbrek: Taş oluşumu, hafif kanda kalsiyum yüksekliği
Tükürük bezleri: Büyüme, ağrı
Sarkoidozun Atipik Akciğer Tutulumları ve Tipleri
Sarkoidoz genellikle bronkovasküler inflamasyon ve fibrotik değişikliklerle kendini gösterse de, bazı hastalarda atipik akciğer bulguları da görülebilir. Bu durumlar arasında nodüler sarkoidoz, nekrotizan sarkoid granülomatozis ve plevral efüzyon sayılabilir.
Nodüler Sarkoidoz
Genellikle akciğerin çevresel (periferik) bölgelerinde yerleşen çok sayıda kitlesel lezyon ile seyreder.
Vakaların büyük çoğunluğunda mediastinal lenf bezi büyümesi eşlik eder.
Hastalar asemptomatik olabilir ya da hafif öksürük ve nefes darlığı yaşayabilir.
Görülme oranı %2–4 arasındadır.
Nadir vakalarda, tek bir akciğer nodülünün incelenmesi sırasında sarkoidoz tanısı konabilir.
Nekrotizan Sarkoid Granülomatozis
Nodüler sarkoidozla görüntüleme açısından örtüşebilir.
Akciğerde plevraya kadar uzanan bir veya daha fazla konsolidasyon alanı görülür.
Histolojik olarak tipik sarkoidoz granülomaları ile birlikte “bland” (iltihapsız) nekroz alanları izlenir.
Klinik belirtiler klasik sarkoidoz ile benzerdir.
Tedavi yaklaşımı ve prognoz, klasik pulmoner sarkoidozdan farklı değildir.
Plevral Efüzyon
Sarkoidoz hastalarının %3’ünden azında görülür.
Çoğu zaman sarkoidoz dışı nedenlere bağlıdır.
Sarkoidoza bağlı efüzyonlar:
Lenfosit baskındır.
Eksüdatif karakterdedir.
LDH düzeyleri genellikle yükselmez.
Nadir vakalarda, torasik lenfatik sistemin granülomatöz inflamasyonla tıkanmasına bağlı olarak kılus toraks gelişebilir.
Laboratuvar Testlerinin Rolü
Laboratuvar testleri, sarkoidoz tanısı koymak için yeterince duyarlı ya da özgül değildir. Ancak, diğer granülomatöz hastalıkları dışlamak ve sessiz seyreden ekstratorasik sarkoidoz bulgularını araştırmak amacıyla belirli durumlarda testler yapılmalıdır.
Tüberküloz ve Fungal Enfeksiyonlar İçin Testler
Endemik bölgelerde yaşayan ya da seyahat öyküsü olan hastalarda, tüberküloz ve mantar enfeksiyonları açısından test yapılmalıdır.
Tüberküloz taraması için:
Tüberkülin deri testi (TDT) veya
İnterferon gama salınım testi (IGRA) tercih edilir.
Sarkoidozda immün yanıt zayıfladığı için pozitif sonuç, latent ya da aktif TB lehinedir.
Histoplazmoz ve koksi̇di̇yomikozis gibi mantar enfeksiyonları için:
Endemik bölgelerde yaşayan veya geçmişte yaşamış hastalarda serolojik testler yapılabilir.
Balgam örneği:
Üretilebiliyorsa TB, atipik mikobakteri ve mantar enfeksiyonları açısından kültür ve boyama ile incelenmelidir.
İmmün Yetmezlik ve Otoimmünite Tarama
HIV testi her hastada önerilir.
HIV, lenfadenopati ve fırsatçı enfeksiyonlara neden olabilir.
HIV tedavisi başlandığında sarkoidoz alevlenebilir.
ANCA testleri:
Yalnızca vaskülit kuşkusu varsa yapılmalıdır.
Sarkoidoz ile karışabilecek vaskülit türleri: Granülomatozis ve eozinofilik granülomatozis.
Primer immün yetmezlikler, tekrarlayan enfeksiyon öyküsü olan hastalarda düşünülmelidir.
Sessiz Ekstratorasik Tutulum İçin Rutin Testler
Aşağıdaki testler önerilir:
Tam kan sayımı ve diferansiyel
Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri
Serum kalsiyum
Glikoz, elektrolitler
EKG
Göz muayenesi
Anemi, lökopeni, eozinofili, trombositopeni ve lenfopeni gibi hematolojik değişiklikler görülebilir. Hiperkalsemi veya hiperkalsiüri, kronik granülomatöz inflamasyona bağlı olarak gelişebilir. Alkalen fosfataz yüksekliği, karaciğer tutulumunu gösterebilir.
Elektrokardiyogram (EKG)
Tüm sarkoidoz şüphesi olan hastalarda EKG önerilir. Kardiyak tutulum, sarkoidoza bağlı ölümlerin önemli bir nedenidir.
En sık EKG bulguları:
Atriyoventriküler blok
Ventriküler erken atımlar
Atriyal fibrilasyon / flutter
Sinüs duraklaması
Bu bulguların varlığı, ileri kardiyak değerlendirme gerektirir.
Sarkoidozda İnvaziv Tanı Yöntemleri
Tanısal Yaklaşım
Sarkoidoz için tek bir kesin tanı testi yoktur. Tanı genellikle üç temel unsurla konur:
Klinik ve radyolojik bulguların sarkoidozla uyumlu olması
Benzer tabloya neden olabilecek diğer hastalıkların dışlanması
Çoğu durumda nekrotizan olmayan granülomların histopatolojik olarak gösterilmesi
Tanıyı doğrulamak için genellikle doku biyopsisi gerekir; ancak bazı durumlarda klinik tablo o kadar tipiktir ki biyopsi yapılmayabilir. Bu gibi vakalarda, birden fazla sistem tutulumu içeren yüksek özgüllüklü belirtiler varsa biyopsi gereksiz görülebilir.
Biyopsi İçin Tercih Edilen Yerler
Deri lezyonları, subkutan nodüller, tükürük bezleri gibi kolay ulaşılabilir dokular önceliklidir.
Sadece torasik tutulum varsa, endoskopik (bronkoskopi) biyopsi ilk seçenektir.
Cerrahi biyopsi, ancak endoskopik yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda düşünülür.
Biyopsiden Gerekmeyen Durumlar
Aşağıdaki hasta gruplarında genellikle biyopsi gerekmez:
1. Patognomonik Klinik Tablolar
Löfgren sendromu (ateş, eritema nodozum, bilateral hiler lenfadenopati, artrit)
Uveoparotid ateş (parotis büyümesi + göz bulguları)
Lupus pernio (özgün yüz lezyonları)
Bu tablolar, enfeksiyonlar gibi ayırıcı tanılar dışlandıktan sonra biyopsi yapılmaksızın sarkoidoz tanısı konmasına olanak tanır.
2. Asemptomatik Bilateral Hiler Lenfadenopati (Evre I)
Belirti vermeyen hastalarda, radyolojik izlem tercih edilebilir.
Ancak tüberküloz ya da lenfoma gibi ayırıcı tanı olasılıkları göz önünde bulundurularak hasta bilgilendirilmeli ve birlikte karar verilmelidir.
3. Çoklu Organ Tutulumu ve Yüksek Tanı Skoru
Birden fazla sistemde bulgu varsa ve sarkoidoz tanı skoru ≥10 ise, tanı biyopsi olmadan düşünülebilir.
Skorun özgüllüğü %99’un üzerindedir.
Erişilebilir Ekstratorasik Hastalığı Olan Hastalar
Cilt, subkutan nodüller, büyümüş tükürük bezleri, konjonktival lezyonlar gibi yerlerden biyopsi alınabilir.
Biyopsi örnekleri mutlaka tüberküloz ve mantar enfeksiyonları açısından da incelenmelidir.
Non-nekrotizan granülom + enfeksiyon dışlanması = sarkoidoz tanısı koydurur.
Erişilebilir Ekstratorasik Hastalığı Olmayan Hastalar
Torasik Tutulumu Olanlarda Biyopsi Seçenekleri:
1. Endobronşiyal Ultrason Eşliğinde İğne Aspirasyonu (EBUS-TBNA)
Bilateral hiler lenfadenopatisi olan hastalarda ilk tercihtir.
Tanı başarısı %80–90 civarındadır.
2. Bronkoalveoler Lavaj (BAL)
İnfeksiyonları dışlamak için yapılır.
Lenfosit oranı >%15 ve CD4:CD8 oranı >3.5 → yüksek özgüllükte bulgudur.
3. Transbronşiyal Akciğer Biyopsisi
Sarkoidozda tanı başarısı yüksektir (%50–75).
Özellikle HRCT’de bronkovasküler demetlerde boncuklanma görünümü varsa tercih edilir.
4. Endobronşiyal Mukozal Biyopsi
Endoskopik olarak nodüler veya granüler mukozadan 4–6 örnek alınır.
Transbronşiyal biyopsiye ek olarak tanı oranını artırabilir.
5. Transbronşiyal Kriyobiyopsi (TBCB)
Eğitimli ekip ve özel ekipman gerektirir.
Tanı oranı yüksek olsa da (yaklaşık %93), komplikasyon riski nedeniyle rutin önerilmez.
Cerrahi Biyopsiler
Mediastinoskopi veya video yardımlı torakoskopi ile alınan biyopsiler, noninvaziv yöntemler yetersiz kaldığında kullanılır.
Tüm örnekler:
Histolojik inceleme
Tüberküloz ve mantar kültürü ile boyama yapılmalıdır.
Sarkoidozda Histopatolojik Bulgular
Sarkoidozun ayırt edici mikroskobik özelliği nekrotizan olmayan granülomlardır. Bu granülomlar epiteloid hücreler, lenfositler, makrofajlar, çok çekirdekli dev hücreler ve fibroblastlardan oluşur. Dev hücreler içinde sıklıkla asteroid cisimcikleri, Schaumann cisimcikleri ve kalsiyum oksalat kristalleri görülebilir. Ancak bu yapılar sarkoidoza özgü değildir.
Akciğerde granülomlar genellikle:
Alveolar septalarda,
Bronş duvarlarında,
Pulmoner damarlar boyunca yer alır.
Granülomların hava boşluklarında yer alması veya düzensiz yapıda olması enfeksiyon ya da hipersensitivite pnömonisi gibi farklı tanıları düşündürür.
Ayırıcı Tanı
Sarkoidoz, granülomatöz inflamasyonun en sık görülen enfeksiyöz olmayan nedeni olsa da, tanısı dışlama esasına dayanır. Şüpheli her hastada enfeksiyonlar ve diğer nedenler değerlendirilmelidir.
Enfeksiyöz Nedenler
Tüberküloz ve atipik mikobakteriler: Granülomlar genellikle nekrotiktir ama bazen nekrotik olmayan tipte de olabilir.
Mantar enfeksiyonları (histoplazmoz, blastomikoz, koksidioidomikoz): Akciğer ve lenf nodlarında non-nekrotizan granülomlara yol açabilir.
Tanı için özel boyamalar, kültürler ve serolojik testler yapılmalıdır.
Enfeksiyon Dışı Nedenler
Hipersensitivite pnömonisi: Daha küçük, düzensiz granülomlar ve bronşiyollere yakın yerleşim.
Kronik berilyum hastalığı: Radyolojik ve histolojik olarak sarkoidoza çok benzer. İş öyküsü ve berilyum lenfosit proliferasyon testi tanıda önemlidir.
İlaç ilişkili granülomlar: Özellikle biyolojik ajanlar, interferonlar ve bazı antikanser ilaçlarla görülebilir. İlacın kesilmesiyle düzelme olur.
İmmün yetmezlikler: Özellikle CVID (yaygın değişken immün yetmezlik) hastalarında GLILD tablosu görülebilir.
Yabancı cisim reaksiyonu: Enjekte edilen veya aspire edilen maddelere karşı oluşan granülomlardır.
Vaskülitler (ANCA pozitif vaskülitler): Granülomlar sarkoidozdan farklı olarak damar merkezlidir. ANCA testi ayırıcı tanıda yardımcı olabilir.
Bronkosenktrik granülomatozis: Özellikle astımlı hastalarda, alerjik bronkopulmoner aspergillozis ile ilişkilidir.
Histiiositik hastalıklar: Langerhans hücreli histiyositoz ve Erdheim-Chester hastalığı biyopsi ile ayırt edilir.
Maligniteye bağlı granülomlar: Bazı kanserlerde (lenfoma, meme, böbrek, kolon vb.) sarkoidoz benzeri reaksiyonlar oluşabilir. Bu nedenle biyopside eşlik eden tümör hücreleri dikkatle araştırılmalıdır.
Tanı Sonrası Hastalık Değerlendirmesi
1. Akciğer Fonksiyon Testleri (PFT)
Spirometri ve DLCO sarkoidozda hastalığın şiddetini değerlendirmek için kullanılır.
Evre I hastaların %20’sinde; evre II–IV hastaların ise %40–70’inde anormal sonuçlar görülür.
Tipik olarak restriktif patern ve DLCO azalması görülür.
Bazı hastalarda obstrüktif bulgular da olabilir.
2. Egzersiz Testi ve Arteriyel Kan Gazı
Egzersiz sırasında desatürasyon varsa pulmoner hipertansiyon şüphesi doğar.
Gerekli durumlarda arteriyel kan gazı ölçümü yapılmalıdır.
3. Göz Muayenesi
Tüm hastalara görme keskinliği, tonometri, yarık lamba ve fundoskopi ile değerlendirme yapılmalıdır.
Göz tutulumu asemptomatik olabilir ve %25–50 oranında görülür.
4. Laboratuvar Testleri
Tam kan sayımı, kreatinin, kalsiyum, alkalen fosfataz gibi temel testler yapılmalıdır.
Kalsiyum yüksekliği ve vitamin D metabolizması bozuklukları, granülomların aktif olduğu hastalarda daha sık görülür.
Hem 25-hidroksi D vitamini hem de 1,25-dihidroksi D vitamini düzeyleri değerlendirilmelidir.
5. Böbrek Fonksiyonları
Kreatinin ve kalsiyum düzeyleri ile başlanır.
Gerekirse 24 saatlik idrarla protein, kalsiyum ve kreatinin atılımı ölçülür.
Sarkoidozun Seyri (Prognoz)
Sarkoidozun seyri; nefes darlığı, sistemik tedavi ihtiyacı, radyolojik evre, demografik özellikler ve tutulan organ sayısına göre değişir.
ACCESS çalışmasına göre, hastalığın ilk 6 ayında sistemik tedavi gerektiren hastalarda, sonraki yıllarda da tedaviye devam ihtiyacı daha fazladır.
İleri yaş, siyah ırk, düşük sosyoekonomik düzey, kadın cinsiyet ve yüksek evre (Scadding sınıflamasına göre) daha kötü prognozla ilişkilidir.
≥3 organ tutulumu, daha ağır hastalık ile güçlü şekilde ilişkilidir.
Pulmoner Sarkoidozun Seyri
1. Hafif Akciğer Tutulumu
Radyolojik evre I ve II hastaların büyük kısmı tedavisiz iyileşir.
Evre I hastaların %60–80’i; evre II hastaların %50–60’ı spontan remisyon yaşar.
Evre III hastalarda bu oran %30’un altındadır.
İzole lenf nodu büyümesi veya hafif semptomu olanlarda hastalık genellikle yavaş ilerler.
2. Yaygın Akciğer Tutulumu
Daha ağır semptomları ve bozulmuş solunum fonksiyonları olan hastalarda fibrozis ve fibrokistik değişiklikler gelişebilir.
Bu tablo ilerleyici solunum yetmezliği, pulmoner hipertansiyon ve kronik pulmoner aspergilloz riskini artırır.
İleri evrede, hava yolu tıkanıklığı (wheezing, hava hapsi, hiperinflasyon) da görülebilir.
3. Kronik Pulmoner Aspergilloz (CPA)
Sarkoidozlu hastaların %2’sinde, ileri fibrotik evrede olanların ise %10’unda görülür.
Genellikle fibrotik boşluklarda miçetoma oluşumu ile seyreder.
Hayatı tehdit eden hemoptizi riski yüksektir.
Ekstrapulmoner Hastalıkların Seyri
Akciğer dışı organ tutulumları oldukça değişkendir ve her organ için ayrı değerlendirilmelidir.
Kardiyak, nörolojik, böbrek, kas-iskelet sistemi gibi tutulumlar ayrı başlıklar halinde ele alınmaktadır.
Sarkoidozda İzlem ve Takip Stratejileri
1. Akciğer Tutulumu
Semptomatik hastalar, özellikle tedavi alanlar (örn. prednizon), ilk aylarda 4–8 haftada bir kontrol edilmelidir.
Asemptomatik hastalar, başlangıçta 3–4 ayda bir, sonraki yıllarda yılda 1 kez kontrol edilebilir.
2. Akciğer Dışı Tutulum
Rutin takipte her kontrolde, yeni semptomlara yönelik sorgulama yapılmalıdır.
Belirti varsa ilgili organa yönelik laboratuvar ve görüntüleme testleri yapılır.
Daha önce biyopsi ile sarkoidoz tanısı alan hastalarda, yeni organ tutulumları klinik değerlendirme ile tanımlanabilir.
WASOG (Dünya Sarkoidoz Derneği) organ değerlendirme aracı bu noktada rehber olabilir.
3. Tarama Testleri ve Sıklık
Her hasta için standart test sıklığı net olmamakla birlikte, aktif hastalıkta daha sık izlem, inaktif hastalıkta ise daha seyrek kontrol önerilir.
Klinik duruma göre önerilen izlem sıklığı tablo şeklinde sunulabilir.
SARKOİDOZ Sık Sorulan Sorular
1. Sarkoidoz nedir?
Sarkoidoz, akciğerler başta olmak üzere birçok organı etkileyebilen, granülomatöz (iltihapsız hücre toplulukları) bir hastalıktır.
2. Kimlerde daha sık görülür?
Yaş: 20–60 yaş arası, özellikle 40 yaş üstü
Cinsiyet: Kadınlarda daha sık ve ağır seyreder
Irk: Siyah ırkta daha sık ve ağır seyreder
3. Sarkoidozun en sık görülen belirtileri nelerdir?
Akciğer / Göğüs: Kronik öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilateral hiler lenfadenopati
Sistemik: Halsizlik, ateş, kilo kaybı
Ekstrapulmoner: Deri lezyonları (erythema nodosum, lupus pernio), göz tutulumu (üveit), kalp ritim bozukluğu, böbrek taşları, tükürük bezlerinde büyüme
4. Tanı nasıl konulur?
Klinik ve radyolojik bulguların uyumlu olması
Benzer hastalıkların dışlanması (TB, mantar, malignite)
Non-nekrotizan granülomların histopatolojik olarak gösterilmesi (bazen biyopsi gerekmeyebilir)
5. Hangi durumlarda biyopsi gereklidir?
Kolay erişilebilir ekstratorasik lezyon varsa (deri, tükürük bezi)
Sadece torasik tutulum varsa: EBUS-TBNA, bronkoskopi veya transbronşiyal biyopsi
Patognomonik tablo yoksa
Biyopsi gerekmeyen durumlar: Löfgren sendromu, lupus pernio, uveoparotid ateş, asemptomatik bilateral hiler lenfadenopati
6. Sarkoidozda ayırıcı tanıda hangi hastalıklar düşünülür?
Enfeksiyonlar: TB, atipik mikobakteriler, mantar enfeksiyonları
İmmün / İlaç kaynaklı: Hipersensitivite pnömonisi, kronik berilyum hastalığı, bazı biyolojik ajanlar
Malignite: Lenfoma, bazı kanserler
Diğer: İmmün yetmezlikler, vaskülitler, yabancı cisim reaksiyonları
7. Tedavi nasıl yapılır?
Hafif ve asemptomatik: İzlem
Semptomatik ve organ fonksiyonu bozulmuş: Kortikosteroid (prednizon)
Steroid yetersizse: Metotreksat, azatiyoprin, mikofenolat gibi immünsüpresif ajanlar
Kardiyak, nörolojik, böbrek tutulumları: Daha agresif tedavi gerekebilir
8. Sarkoidozun seyri nasıldır?
Hafif akciğer tutulumu: %50–80 spontan remisyon
İleri akciğer tutulumu (Evre III–IV): Remisyon düşük, fibrozis riski yüksek
Kronik Pulmoner Aspergilloz: %2–10, özellikle fibrotik boşluklarda
Ekstrapulmoner organ tutulumları değişkendir
9. Takip ve izlem nasıl yapılır?
Semptomatik ve tedavi alanlar: Başlangıçta 4–8 haftada bir
Asemptomatik: 3–4 ayda bir, sonra yılda 1 kez
Her kontrolde yeni semptomlar sorgulanır, gerekirse laboratuvar ve görüntüleme testleri yapılır
10. Sarkoidozda laboratuvar ve görüntüleme testleri nelerdir?
Tam kan sayımı, kreatinin, kalsiyum, karaciğer testleri
Göğüs radyografisi ve HRCT
EKG (kardiyak tutulum için)
Egzersiz testi ve arteriyel kan gazı gerekirse
Göz muayenesi (fundoskopi, yarık lamba, tonometri)
Sorumluluk Reddi Beyanı
Reçetemiz.net doktor ve eczacılardan oluşan geniş bir ekip tarafından, doktorlar ve tıp fakültesi öğrencileri için hazırlanmıştır. Buradaki bilgiler bir hekimin teyidine muhtaçtır. Sağlık profesyoneli olmayanların kullanımına uygun değildir. Sitenin amacı hekimlere kolaylık sağlamaktır. Hastanın klinik durumu gözetilerek reçetenin düzenlenmesi tanı koyan hekimin sorumluluğundadır. Reçetemiz.net herhangi bir sorumluluk taşımamaktadır.

