Oral Aft
K12.0Oral Aft (Aftöz Stomatit): Kliniği, Tanısı, Reçeteleri
Oral aft, ağız mukozasında sık görülen, ağrılı, tekrarlayıcı ve yüzeyel ülseratif lezyonlarla seyreden bir inflamatuvar ağız hastalığıdır. Tıbbi adıyla Rekürren Aftöz Stomatit (RAS), toplumun yaklaşık %20’sini etkiler ve özellikle genç erişkinlerde daha sık görülür. Kadınlarda erkeklere oranla daha yaygındır.
Aftlar genellikle kendini sınırlayıcıdır; ancak bazı olgularda tekrarlayıcı ve yaşam kalitesini ciddi şekilde bozucu olabilir.
Oral Aftların Klinik Sınıflaması
Minör Aftlar (Mikulicz tipi)
En sık görülen tiptir (%80)
Çapı genellikle <1 cm
7–14 gün içinde iz bırakmadan iyileşir.
Dudak içi, yanak mukozası, dil altı gibi non-keratinize alanlarda görülür.
Majör Aftlar (Sutton tipi)
Çapı >1 cm olabilir.
Daha derin ve ağrılıdır.
2–6 hafta sürebilir ve skar bırakabilir.
Yumuşak damak, farenks, dudak arkası gibi bölgelerde görülür.
Herpetiform Aftlar ⚪
Çok sayıda (10–100 adet) küçük (<3 mm) lezyonla karakterizedir.
Genellikle birleşerek daha büyük ülserler oluşturabilir.
Kadınlarda daha sık görülür.
Oral Aftın Patogenezi ve Risk Faktörleri
Patogenez tam olarak aydınlatılamamış olsa da multifaktöriyel olduğu bilinmektedir. Bağışıklık sistemi yanıtı, genetik faktörler ve çevresel tetikleyiciler birlikte rol oynar.
Başlıca risk faktörleri:
Genetik yatkınlık (ailesel öykü)
Viral veya bakteriyel enfeksiyonlar
Travma (diş fırçası, diş tedavisi, yanlışlıkla ısırma)
Beslenme eksiklikleri (B12 vitamini, folik asit, demir)
Bazı ilaçlar (NSAİİ, beta blokerler, nikorandil)
Stres ve uyku düzensizliği
Sistemik hastalıklar: Behçet hastalığı, çölyak hastalığı, inflamatuvar barsak hastalıkları (Crohn, ülseratif kolit), HIV/AIDS
Not: Tekrarlayan aftlar sistemik bir hastalığın ilk bulgusu olabilir. Özellikle majör aftlar bu açıdan dikkatle değerlendirilmelidir.
Ayırıcı Tanıda Düşünülmesi Gereken Durumlar
Herpes simpleks enfeksiyonu
Oral kandidiyazis
Eritema multiforme
Behçet hastalığı
Crohn hastalığı / Ülseratif kolit
Pemfigus vulgaris
Malign ülserler (özellikle geçmeyen lezyonlarda)
Tanı
Tanı çoğunlukla klinik olarak konur. Tipik minör aftlarda ek tetkik gerekmeyebilir.
Ancak sık nüks eden veya atipik lezyonlarda aşağıdaki testler yapılabilir:
Tam kan sayımı (anemi, nötropeni açısından)
Serum B12, folat, demir düzeyi
Çölyak antikorları (anti-TTG IgA)
HIV testi (riskli hasta grubunda)
Behçet hastalığı açısından sistemik sorgulama
Oral Aft Tedavisi
Oral aftlarda tedavi semptomatik olup; ağrının azaltılması, iyileşmenin hızlandırılması ve atak sıklığının azaltılması amaçlanır.
Tedavi Grubu | Örnek İlaçlar / Yöntem | Etki Mekanizması | Kullanım Notları |
|---|---|---|---|
Topikal analjezikler | Lidokain solüsyon | Ağrıyı azaltır | Semptomatik rahatlama |
Topikal kortikosteroidler | Triamsinolon, klobetazol jel | Lokal inflamasyonu baskılar | Minör aftlarda etkili |
Antiseptik gargaralar | Klorheksidin %0.2 | Sekonder enfeksiyonu önler | Kısa süreli kullanım |
Sistemik kortikosteroid | Prednizolon | Yaygın ve şiddetli olgularda | Kısa süreli |
İmmünmodülatörler | Kolşisin, dapson, talidomid (dirençli olgular) | Nüksleri azaltır | Uzman takibi gerekir |
Vitamin-mineral desteği | B12, folik asit, demir | Eksiklik varsa replasman | Önleyici olabilir |
Kortikosteroid kullanımı uzun süreli olmamalı; gerekirse dermatoloji veya romatoloji konsültasyonu önerilir.
Korunma ve Nüksleri Azaltma
Diş fırçalama sırasında nazik olunmalı, travma önlenmelidir.
Ağız hijyenine dikkat edilmeli.
Diş macunu seçerken Sodyum Lauril Sülfat (SLS) içermeyen ürünler tercih edilmelidir.
Stres yönetimi, düzenli uyku ve dengeli beslenme nüksleri azaltabilir.
B12 veya folik asit eksikliği varsa replasman yapılmalıdır.
Kaynakça
Scully C, Porter S. Recurrent aphthous stomatitis: current concepts of etiology, pathogenesis and management. J Oral Pathol Med. 2020;49(7):723–729.
Akintoye SO, Greenberg MS. Recurrent aphthous stomatitis. Dent Clin North Am. 2014;58(2):281–297.
Edgar NR, Saleh D, Miller RA. Recurrent Aphthous Stomatitis: A Review. J Clin Aesthet Dermatol. 2017;10(3):26–36.
T.C. Sağlık Bakanlığı, Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri Rehberi, 2023.
Zunt SL. Recurrent Aphthous Ulcers. N Engl J Med. 2022;386(23):2207–2216.
Oral Aft (Aftöz Stomatit) Hakkında Sık Sorulan Sorular (SSS)
1. Oral aft nedir?
Oral aft, ağız içinde ağrılı, beyaz veya sarı renkli, çevresi kırmızı bir hale ile çevrili ülseratif lezyonlardır. Genellikle dudak içi, yanak mukozası veya dil altında görülür.
2. Aft neden olur?
Aft oluşumunda genetik yatkınlık, stres, ağız içi travmalar, beslenme eksiklikleri (B12, folik asit, demir), hormonal değişiklikler ve bazı ilaçlar rol oynar. Bazı durumlarda altta yatan sistemik bir hastalık da olabilir.
3. Aftlar bulaşıcı mıdır?
Hayır, oral aftlar bulaşıcı değildir. Ancak ağız hijyenine dikkat edilmemesi sekonder enfeksiyon riskini artırabilir.
4. Aftlar ne kadar sürede geçer?
Minör aftlar genellikle 7–14 gün içinde iz bırakmadan iyileşir. Majör aftların iyileşmesi 2–6 hafta sürebilir ve skar bırakabilir.
5. Aft nasıl tedavi edilir?
Aft tedavisinde topikal kortikosteroidler, lokal anestetik solüsyonlar, antiseptik gargaralar ve vitamin-mineral desteği kullanılabilir. Şiddetli vakalarda sistemik tedavi gerekebilir.
6. Evde aft ağrısını azaltmak mümkün mü?
Evet. Tuzlu su gargarası yapmak, soğuk kompres uygulamak, SLS içermeyen diş macunu kullanmak ve travmadan kaçınmak ağrıyı azaltabilir.
7. Aftlar hangi durumlarda tehlikeli olabilir?
2 haftadan uzun süren, sık nüks eden veya çok sayıda lezyonla seyreden aftlar altta yatan sistemik bir hastalığın habercisi olabilir. Bu durumda mutlaka hekime başvurulmalıdır.
8. Aft oluşumunu nasıl önleyebilirim?
Düzenli ağız bakımı, dengeli beslenme, vitamin eksikliklerinin giderilmesi, stresin azaltılması ve ağız içi travmalardan kaçınma aft oluşumunu azaltabilir.
Sorumluluk Reddi Beyanı
Reçetemiz.net doktor ve eczacılardan oluşan geniş bir ekip tarafından, doktorlar ve tıp fakültesi öğrencileri için hazırlanmıştır. Buradaki bilgiler bir hekimin teyidine muhtaçtır. Sağlık profesyoneli olmayanların kullanımına uygun değildir. Sitenin amacı hekimlere kolaylık sağlamaktır. Hastanın klinik durumu gözetilerek reçetenin düzenlenmesi tanı koyan hekimin sorumluluğundadır. Reçetemiz.net herhangi bir sorumluluk taşımamaktadır.

